A MİLLİ TAKIMIN MAÇLARINI HANGİ KANAL VERECEK ?

A Milli Takımın oynayacağı maçların yurt içi ve bu maçların yurt dışına satışını içeren TV yayın hakları ihalesini NTV kazandı.

Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen ve A Milli Takımının ''2012 UEFA Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu'' ve ''2014 FIFA Dünya Kupası Eleme Grubu''nda Türkiye'de oynayacağı maçların yurt içi ve bu maçların yurt dışına satışını içeren  TV yayın hakları ihalesini KDV dahil 33 milyon 217 bin dolar bedeli veren NTV kazandı.

TFF 1. Başkanvekili Lütfi Arıboğan, TFF Başkanvekili Servet Yardımcı ve TFF Baş Hukuk Müşaviri Prof.Dr. İlhan Helvacı'dan oluşan TFF İhale Komisyonu ile noter nezdinde açık arttırma usulüyle yapılan ihale, Türkiye Futbol Federasyonu'nun İstinye'deki binasında gerçekleştirildi.

ATV ve NTV'nin katıldığı, açık arttırma usulü yapılan ihale 22 milyon dolar başlangıç bedeli ile başladı. Minimum 50 bin dolar arttırım ile gerçekleştirilen ihaleyi, 28 milyon 150 bin dolar ile en yüksek bedeli veren NTV kazanırken, NTV'nin Futbol Federasyonu'na KDV dahil 33 milyon 217 bin dolar ödeyeceği bildirildi.

TFF 1. Başkanvekili Lütfi Arıboğan, TFF Başkanvekili Servet Yardımcı ve TFF Baş Hukuk Müşaviri Prof.Dr. İlhan Helvacı'dan oluşan TFF İhale Komisyonu ile noter nezdinde açık artırma usulüyle yapılan ihale, Türkiye Futbol Federasyonu'nun İstinye'deki binasında gerçekleştirildi.

ATV ve NTV'nin katıldığı, açık artırma usulü yapılan ihale 22 milyon dolar başlangıç bedeli ile başladı. Minimum 50 bin dolar artırım ile gerçekleştirilen ihaleyi, 28 milyon 150 bin dolar ile en yüksek bedeli veren NTV  kazandı. Bedel, 5 milyon 67 bin dolar KDV eklenmesiyle birlikte 33 milyon 217 bin dolara çıktı.

ATV İKİ KEZ MOLA ALDI

Oldukça çekişmeli geçen ihalede ATV, iki kez mola aldı.

NTV, daha istekli olduğunu zaman zaman 50 bin doların üstünde artırımlarıyla gösterirken, ATV, NTV'nin 25 milyon 150 bin, ve 27 milyon 600 bin dolarlık tekliflerinden sonra mola isteyerek, durum değerlendirmesi yaptı.

ATV yetkilileri, NTV yetkililerinin, 28 milyon 150 bin dolarlık teklifinin ardından ''Hayırlı olsun'' diyerek ihaleden çekildi.

YÜZDE 87 ARTIŞ OLDU
2012 Avrupa Şampiyonası ve 2014 Dünya Şampiyonası Eleme Grubu maçlarının yayın hakları bedeli, 2008 Avrupa Şampiyonası-2010 Dünya Kupası Elemeleri bedeline göre yüzde 87 arttı.

2008 Avrupa Şampiyonası-2010 Dünya Kupası Elemeleri yayın hakları bedeli KDV hariç 15 milyon 50 bin dolarken, bu bedel 28 milyon 150 bin dolara çıkarak, yüzde 87 artış sağlandı.

İZLEYİCİLER DÜŞÜNÜLECEK
Lütfi Arıboğan, ihalenin sonuçlanmasının ardından yaptığı açıklamada, bu dönemde televizyon başındaki izleyicilerin de düşünüleceğini söyledi.

Milli maçların yayını sırasında göze hoş gelmeyen yoğunluktaki reklam yayınının kontrolünü sağlayacaklarını belirten Arıboğan, ayrıca Futbol Federasyonu'nun sponsorlarının ekranda görünürlülüğünün sağlanması yolunda çalışmaların da yapılacağını duyurdu.

(habertürk)

GÜNÜMÜZÜN EN YAYGIN İNTERNET HASTALIKLARI

İnternet kullanımıyla ilgili araştırmaları bir araya getiren Fransız Le Nouvel Observateur Dergisi, sanal âlemin kullanımında aşırıya kaçılmasıyla oluşan hastalıkları sıraladı.

İşte o hastalık ve hasta tipleri.

1- Hastalık hastaları: Hissettiği en  ufak ağrıda Google’a başvuranlar. Sürekli sağlık forumlarını okurlar.

2- Google Earth ve lokasyon bağımlılığı: Bazıları internetten cep telefonlarına yükledikleri “yer  gösteren” sistemler sayesinde başkalarını adım adım takip edebiliyor. Kimi bu durumu abartıp beğendiği kişiyi takibe alıp onun gittiği barlara uğruyor ya da Google Earth’ten platonik aşkının evini gözleyebiliyor.

3- İnternet hiperaktivitesi: 23  saniyeden fazla bir konu üzerinde konsantre olamıyor. Sürekli email’lerine yanıt veriyor, Facebook’a giriyor,msn’den chat yapıyor, YouTube’dan video izliyor, Deezer gibi müzik sitelerinden kendine playlist yapıyor, aklına gelen her şeyi, yediğiniiçtiğini Twitter’da yazıyor.  Her zaman çok yoğun, bilgisayarbaşında ve bir anda binlerce şey düşünüp çok az şey yapıyor.

4- Saplantılılar: I-Tunes’ta albümlerini sıralamayı veya Flickr’da fotoğraflarını düzenlemeyi severler... Akşamyemeklerinde, karşılarındakilerin sözünü kesip Wikipedia’dan bakarak söyleneni teyit etmeye çalışırlar.

5- İnternet şizofrenleri: Her çöpçatan sitesinde kızların ilgisini çekmek için yaklaşık 20 profile sahip olanlar: Romantik, komik, atılgan, utangaç... Bazen kişiliklerini karıştırırlar.

6- Google paranoyası: Hiçbir haberin gerçekliğine hemen inanmaz, Google’da uzun uzun araştırırlar. Kimi de Facebook uzmanıdır, sitede arkadaşlığını kabul etmeyen insanları listeler. İnsanların kendisi hakkında kötü şeyler söylemediğinden emin olmak için durmadan kendi adını Google’da arar.

(habertürk)

Etiketler : internet hastalığı,çağın hastalıkları

Tarih:8/2/2010 | Kategori:SAGLIK | Yorumlar ( yok ) | Yorum yaz! | Kalıcı Bağlantı

GOOGLE EARTH'DEN İKİ YENİ PROGRAM DAHA

Hem okyanusun derinliklerine inilecek, hem de savaşta yıkılan şehirler görülecek.

Google
 Earth kullanıcılarına okyanusların derinliklerini keşfetme ve İkinci Dünya Savaşı’nda zarar gören Avrupa şehirlerini görme imkanı tanıyan iki yeni programı tanıttı.

Ocean Showcase programı ile okyanusların derinliklerinde gezmeyi sağlayan Google Earth aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı sırasında çekilen fotoğraflara ulaşılmasına da imkan sağlıyor.

Google Earth yetkilisi Laura Scott, “Teknolojiyi kullanarak geçmiş olayları görüntülemek kullanıcılara eşsiz bir perspektif sağlayacak” dedi.

habertürk

2009 MEDYA OSCAR ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği (RTGD) Başkanı Metin Özkan, düzenlediği basın toplantısında "2009 Medya Oscar Ödülleri"ni açıkladı.

Özkan, "Türkiye’deki radyo ve televizyonların bir araya gelerek oluşturdukları çatı örgüt olarak, kültür, sanat, sinema ve medya dünyasında başarılı yapımları ödüllendiriyoruz. Amacımız, bu alanda yeni çalışmaların önünü açıp, başarılı yapımları gündeme taşıyarak Türk sinema, tiyatro ve dizi sektörlerinin uluslararası arenada da başarı kazanmalarına ön ayak olmak" dedi.

RTGD Başkanı Özkan’ın yaptığı açıklamaya göre, "2009 Medya Oscar Ödülleri" şu isim ve kuruluşlara yerildi:

Yılın Ana Haber Bülteni: Mehmet Ali Birand - Kanal D

Yılın Haber Programı: Arena -Uğur Dündar - Star TV

Yılın Haber Kanalı: CNN TÜRK

Yılın Spor Programı: Maraton - Şansal Büyüka, Erman Toroğlu - LİG TV

Yılın Yarışma Programı: Wipe Out - Asuman Krause- Show TV

Yılın Televizyon Dizisi: Bu Kalp Seni Unutur mu? - Show TV

Yılın Radyosu: TRT FM

Yılın Belgeseli: Keşke Olmasaydı ? Yaşar Taşkın Koç Kanal 24

Yılın Kadın Oyuncusu: Şebnem Bozoklu - (Canım Ailem) ATV

Yılın Erkek Oyuncusu: Mehmet Aslantuğ (Hanımın Çiftliği ) Kanal D

Yılın Eğlence Programı: Ferhat Göçer İle - TRT

RTGD JÜRİ ÖZEL ÖDÜLLERİ-

Yılın Yerel Televizyonu: Yeni Asır TV - İzmir

Yılın Sabah Programı: Sabiha Akdemir’le Gün Be Gün-TRT

Yılın Müzik Program Ödülü: Müzik Sefası Grubu - TRT

RTGD CENGİZ POLATKAN ÖZEL ÖDÜLÜ-

Yılın Radyo DJ: Ceyhun Yılmaz- Best FM

RTGD NURSAL TEKİN ÖZEL ÖDÜLÜ-

Yılın Program ve Sunucusu: Erkan Tan - TV-8



medyafaresi

(sacitaslan)

Etiketler : 2009 medya oscar ödülleri,oscar ödülleri

Tarih:6/2/2010 | Kategori:MAGAZIN | Yorumlar ( yok ) | Yorum yaz! | Kalıcı Bağlantı

SGK ŞEHİT,GAZİ,DUL VE YETİMLERE EK ÖDEME YAPACAK

Sosyal Güvenlik Kurumu, şehit, gazi, dul ve yetimlere ek ödeme yapılacağını duyurdu.

İşte ödenecek tutar..

Sosyal Güvenlik Kurumu, şehit, gazi, dul ve yetimlere ek ödeme yapılacağını duyurdu. İşte ödenecek tutar..


 

Bu kapsamda yer alan kişiler 2009 yılı için hak kazandıkları ek ödeme (tütün ikramiyesi) tutarlarının banka şubelerinden ve PTT merkezlerinden 29 Ocak 2010 tarihinden alabilecekler.


Bu kapsamda 38 bin 608 kişiye toplam 48 milyon 092 bin 271 lira ödeme yapılacak. Kurum'dan yapılan açıklamada maluliyet derecelerine göre ödenecek tutarlar şöyle açıklandı:


1. Derece Malullere 2.295,32.-TL


2. Derece Malullere 2.065,79.-TL


3. Derece Malullere 1.778,87.-TL


4. Derece Malullere 1.606,72.-TL


5. Derece Malullere 1.434,58.-TL


6. Derece Malullere 1.262,43.-TL


(habervitrini)

Etiketler : sgk,sgk ek ödeme

Tarih:27/1/2010 | Kategori:EKONOMI | Yorumlar ( 0 ) | Yorum yaz! | Kalıcı Bağlantı

ÖNEMLİ MARKALAR 2010'DA FRANCHİSİNG VERMEYE HAZIRLANIYOR

Küresel krizde işlerini kaybedenlere ve girişimcilere müjdeli haber:

Önemli markalar, binlerce franchising vermeye hazırlanıyor.

Dünyada yaşanan finansal kaynaklı krizin ardından yerli ve yabancı markalar 2010'a umutlu giriyor. Kriz döneminde ekonomik darboğaza giren gıda, kafeterya, emlak, eğitim, mobilya ve mücevher sektörlerinin öncü firmaları, yeni yılda hem yurtiçinde hem de yurtdışında binlerce franchising (isim hakkı) vererek rahatlamak istiyor. Firmalar, marka ve isim kullanım hakkını 5 bin ile 50 bin Euro arasında değişen fiyatlarla yeni girişimcilere verecek. Fast food (atıştırma) sektörünün tanınan ismi Ceshni isim hakkı için 5 bin lira isterken, Cızbız Köfte 30 bin lira, Çıtır Usta 20 bin lira, Dome Pico 20 bin, Dilek Pastaneleri 20 bin, Domino Pizza 40 bin dolar ve Festiva Resturantları 50 bin lira talep ediyor. Şirketler bu rakamın karşılığında girişimcilere eğitim, yer seçimi, bölge koruması, proje, reklam, mal ve personel temini, pazarlama ve finansman desteği verecek. Ayrıca Almanların Nordsee, İntable, Weenerwald restaurantları, Portekiz'in Nando's, İngiltere'nin Mambochino Cafe, İtalya Lavazza ve Amerika'nın Coldwell Banker gibi şirketleri de Türkiye'de genişlemek için franchising derneklerine gerekli girişimleri yapmaya başladı. Devler, bu yolla yaklaşık 5 bin yeni girişimciye ulaşmayı hedefliyor.


Türkiye'de 2009'un son çeyreğiyle birlikte ekonomik krizin etkilerinin azalması iş dünyasını yeni girişimlere yönlendirdi. Önceki yıllarda doğrudan yatırımı tercih eden şirketler, 2010 ile birlikte franchising vermeye hazırlanıyor. Şirketler, bu sayede hem para kazanacak hem de yeni girişimciler imkan verecek. Ülke ekonomisine milyarlarca lira girdi sağlanırken, binlerce vatandaşa da yeni istihdam alanları oluşturulacak. Türkiye Franchise Derneği (UFRAD) Başkanı ve Aydın Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Aydın, franchise isteyenlerin oranında son dönemde yüzde 40 artışın olduğunu belirtiyor. Bu alana ilgisi olan işletmecilerin mutlaka saha araştırması yapması tavsiyesinde bulunan Aydın, aksi halde istenmeyen durumlarla karşılaşabileceğine dikkat çekiyor. Kriz ortamında yatırım yapmak isteyen girişimcilerin son dönemde franchising sistemine yöneldiğini anlatan Aydın, franchise'ın hem normal bir yatırıma göre hem daha ucuz hem de bir marka desteğinden dolayı müşterinin ilgisini çektiğini ifade ediyor. Sistem, Türkiye'de son birkaç yılda yüzde 25 büyüme göstermiş. Yıllık ticaret hacminin 35 milyar dolarlık bir bütçeye ulaştığını vurgulayan Aydın, franchise'ın beş yıl içinde 70 milyar dolara ulaşmasının mümkün olduğunu belirtiyor.

Markaların özellikle Türkiye'de bu sistemi yaygınlaştırmak istemesinin bir diğer sebebi de genç nüfusun markalara olan aşırı ilgisi. Bunu fırsat bilen yerli ve yabancı markalar Türkiye pazarında yer tutmanın hesaplarını yapıyor. Ulusal Franchising Derneği'nin verilerine göre, Türkiye'de 800, dünya genelinde 10 bin marka franchise veriyor. ABD'de her 12 kişiden 1'i, Türkiye'de ise her 2 kişiden 1'i, bu sistemle kendi işini kurmak istiyor. Türk girişimciler, en çok restoran ve gıda alanındaki franchise veren markaları tercih etse de, son yıllarda tekstil, otomotiv, hizmet sektörü ve emlak markaları da, dünyanın birçok yerinde şube açtı. Bugün Türkiye'de, franchising sistemiyle çalışan 15 farklı sektör var. Bu kapsamda Almanların Nordsee, İntable, Weenerwald, Portekiz'in Nando's, İngiltere'nin Mambochino Cafe, İtalya Lavazza ve Amerika'nın Coldwell Banker gibi gıda devleri ülkemizde markalarını kalıcı hale getirmek için gerekli tüm başvurularda bulundu. İsim hakkı vermek için Türkiye Franchise Derneği'ne başvuran şirketler, uygun girişimci bulmaları halinde Türkiye geneline açılım yapacak. Bunun yanında İspanya, Amerika, Mısır, Brezilya, Hollanda ve Almanya menşeli markalar da Türk tekstil ve gıda devlerinin yurtdışında franchisingini almak için yoğun gayret gösteriyor. Yabancı markaların yanında Çiğköftem, Dailiy Fresh, Domino's Pizza, Gönül Kahvesi, Köfteci Ramiz, Mado, Mantı Keyfi, Motta, Pizza Pizza, Sambi, Simit Sarayı, Tatlıcı Tombak, Bil Dershaneleri, Century 21, Garanti Online Fatura, Koçak Gayrimenkul, Returk, Turyap, Altınsay, Çilek ve Kiğılı gibi markalar da yüzlerce genç işletmeciye marka desteği verecek. Simit Sarayı'nın Amerika, Almanya ve Hollanda'da franchise yöntemiyle yeni şubeler açmak için anlaşmaya vardığı da gelen bilgiler arasında.

Türkiye Franchise Derneği Genel Sekreteri Osman Bilge ise yerli markaların yabancı markalara karşı kriz dönemlerinde daha güçlü olacağını belirtiyor. Bilge, 2010 itibarıyla sektörde 100 ile 150 arasında yeni markanın ortaya çıkacağına da dikkat çekiyor. Avrupa Birliği müzakere sürecinden dolayı çiğ köfte franchise'ında sıkıntılar olabileceğini vurgulayan Bilge, Simit Sarayı, Hacıbey Kebap ve gıda sektörüne yoğunlaşılmasını tavsiye ediyor. Bunun yanında Altın Gayrimenkul, Alman Akupil, B-Fit ve Business Center gibi alanlarda müşteri portföyü yönünden bir adım önde bulunuyor. Güney Kore menşeli tavuk restoran zinciri Genesis BBQ, franchise yöntemiyle İstanbul'da 50 şube açacak. 

Sistemin 8 altın kuralı

Hem franchise veren hem de alan şirketlerin birbirlerini iyi tanıması çok önemli. Markanın geçerliliği, tarihi süreci ve geçmişinin incelenmesi gerekiyor. Yapılan mutabakatlar dikkatlice okunmalı, muhakkak hukukçulara gösterilmeli. Yatırım yapılacak rakam iyi belirlenmeli, kesinlikle üzerine çıkılmamalı. Yatırım yapılacak alanın geleceği ile ilgili geniş araştırma yapılmalı. Franchise verecek şirketin beklentileri ve çalışanların eğitimi göz önünde bulundurulmalı. Franchise verecek şirketin her isteyene isim hakkını tanıması uygun değil. Franchise'ın mali durumu iyice araştırılmalı, çünkü bunların yapacağı her hata şirketi de bağlar. ZAMAN

(habertürk)

Etiketler : franchising,önemli markalar,işsizlik

Tarih:26/1/2010 | Kategori:EKONOMI | Yorumlar ( 0 ) | Yorum yaz! | Kalıcı Bağlantı

2010'DA BANKACILIK SEKTÖRÜNDE İŞ FIRSATLARI

2010 yılında bankacılık sektöründe 400'ün üzerinde şube açılması öngörülüyor.

Türkiye'de bankacılık sektöründe bu yıl 400'ün üzerinde şube açılacağı tahmin edilirken, bunun sektör içinde genel müdürlük kadrolarındaki büyümenin etkisiyle 10 bin kişinin üzerinde yeni istihdam sağlayacağı düşünülüyor.

Türkiye Bankalar Birliği'nin Aralık 2009 raporuna göre, geçen yılın son çeyreği itibarıyla mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının toplam şube sayısı, son bir yılda 246 adet, Temmuz-Eylül 2009 dönemine göre ise 141 adet artarak 9 bin 36'ya ulaştı.

Son çeyrekte mevduat bankalarında banka başına ortalama şube sayısı 281 olarak gerçekleşti. Bu rakam, kamusal sermayeli mevduat bankalarında 843, özel sermayeli mevduat bankalarında 399, yabancı sermayeli bankalarda ise 122 oldu.

Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı, son bir yılda 805 kişi, Temmuz-Eylül 2009 dönemine göre 1.642 kişi artarak 172 bin 403'e yükseldi.

''2008'DEN DAHA DÜŞÜK, ANCAK 2009'UN ÜZERİNDE PERFORMANS...''
AA muhabirinin bazı bankaların yetkililerinden edindiği bilgiye göre, bu yıl İş Bankası, yeni şube açılışı konusunda sektörde 2008 yılından daha düşük seviyede olmakla birlikte 2009 yılının üzerinde bir performans gösterileceği beklentisi taşırken, 2010 yılında banka 60-70 şube açmayı planlıyor.

İş Bankası, işe alınacak kişi sayısını bankanın işlem hacimleri ve şubeleşme süreçleri doğrultusunda belirlerken, bu anlamda 2010 yılında asgari 1.000 kişilik işe alım planı yaptı.

Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerdeki varlığını güçlendirmek isteyen ve şubeleşme ile insan kaynağı yatırımlarını bu doğrultuda gerçekleştirecek olan Halkbank, 2009'da açılanlarla birlikte toplam şube sayısını 668'e ulaştırırken bu yıl en az 45-50 civarında şube açmayı düşünüyor.

Eylem planlarının en önemli maddelerinden birinin ''çalışanlarla birlikte sektörün önemli oyuncularından olmaya devam etmenin'' oluşturduğunu ve nitelikli işgücü için gerekli gördükleri alanlarda işe alımlara devam edeceklerini belirten Halkbank, 2010 için ilk etapta 1.250 yeni çalışanı aileye katmayı planlıyor.

ŞEKERBANK, ANADOLU ŞUBELERİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYOR

Türkiye'nin 70 ilinde 184 ilçede 256 şube ile hizmet veren ve geçen yıl 6 yeni şube açan Şekerbank'ın ise önümüzdeki 3 yıl içinde 300 şubeye ulaşma hedefi var.

Ülke genelindeki 256 şubenin yüzde 62'si Anadolu'da bulunan, 30 yaş üzerinde 80 ve 40 yaş üzerinde ise 30 şubesi bulunan Şekerbank, bulunduğu yörelerde ''uzun yıllar var olma gücünü pekiştirerek Anadolu'daki gücünü daha da artırmayı'', bu doğrultuda ağırlıklı olarak Anadolu'da bulunan şubelerin sayısını artırmayı hedefliyor.

Şekerbank olarak ihtiyaçlarını öncelikle kendi içinden karşılayan banka, Anadolu'da ağırlıklı olarak açtıkları yeni şubeler için kısıtlı sayıda olsa da yöresel istihdam imkanı sağladığını düşünüyor.

Yapı Kredi, bu yıl 60 şube açmayı ve büyümelerine paralel olarak iştirakler dahil olmak üzere toplam 1.000 kişiyi işe almayı planlıyor.

Garanti Bankası ise 2010 yılında yaklaşık 80 yeni şube açarak 875 şubeye ulaşmayı, yeni açılan şubelerin yaratacağı istihdamla birlikte, şu anda 16 bin 799 olan çalışan sayısını da 700 civarında artırarak 17 bin 500'e ulaştırmayı hedefliyor.

Finansbank'ın planlarında ise bu yıl 50 yeni şube açılışı yapmak ve 1.500 çalışanı kendi bünyelerine dahil etme varken, Denizbank 25 şube daha açmayı ve 850 yeni işe alım yapmayı öngörüyor.

''AGRESİF OLMAMAKLA BİRLİKTE BÜYÜME BEKLİYORUZ''

Şekerbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer, konuya ilişkin değerlendirmesinde, 2010 yılı içerisinde sektörde 400'ün üzerinde şube açılacağını tahmin ettiklerini, bunun da sektörde genel müdürlük kadrolarındaki büyüme etkisi ile 10 bin kişinin üzerinde yeni istihdam sağlanması anlamına geleceğini bildirdi.

Özciğer, şunları kaydetti:

''2010 yılında göreceli olarak azalması beklenen banka karlarının, sektörü şube açılışlarında daha titiz davranmaya ve daha hızlı verim alınabilecek noktalarda şubeleşmeye iteceğini tahmin ediyoruz. Bu yıl için özellikle tüketici kredileri ve kaynak tarafında büyüme planları yapan Türk bankacılık sektöründe 2010 yılı, istihdam artışının yanı sıra verimlilik konusunda da çok farklı analiz ve çalışmaların yapılacağı bir sene olacaktır. Diğer taraftan 2010 yılında da bankacılık yeni mezunlar açısından tercih edilen, popüler meslekler arasında yerini korumaya devam edecektir.''

Finansbank İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayburtluoğlu da, bankanın 2009 yılını 10 bin 108 çalışan ve 461 şube ile kapattığını belirterek, ''Banka olarak ilkemiz, öncelikle kendi çalışanımıza yatırım yapmak. Bunun yanı sıra, genç ve kaliteli işgücünün kurumumuza ve sektöre kazandırılması da oldukça önem taşıyor. Bu gücün bizi geleceğe taşımada en önemli silahlarımızdan biri olduğuna inanıyoruz'' dedi.
Denizbank Yönetim Hizmetleri Grubu Genel Müdür Yardımcısı Tanju Kaya ise bu yıl 25 yeni şube daha açmayı planladıklarını, bunların 12 adedinin tarım bankacılığı ağırlıklı çalışan şube, diğer 13 adedin ise öncelikle şubelerin bulunmadığı 7 ilde olmak üzere şehir şubeleri olacağını bildirdi.
Kaya, bankacılık sektörünün genelinde bu yıl çok agresif olmamakla birlikte çalışan sayısı ve şubeleşme anlamında büyüme beklediklerini ifade etti.
Bazı bankaların bu yıl alacakları personel sayısı ile açacakları şube sayıları şöyle:

Banka Adı Personel Şube Sayısı

------------ --------- ------------
İş Bankası 1.000 60-70
Halkbank 1.250 45-50
Yapı Kredi 1.000 60
Garanti 700 80
Finansbank 1.500 50
Denizbank 850 50
Şekerbank (*) - 44
(*): Şekerbank'ın 44 şube hedefi, önümüzdeki 3 yılı kapsıyor.

(habertürk)

Etiketler : iş fırsatı,bankacılık,bankacılık sektörü

Tarih:26/1/2010 | Kategori:EKONOMI | Yorumlar ( yok ) | Yorum yaz! | Kalıcı Bağlantı

2010' UN EN İYİ MESLEKLERİ

2010'da bütün sektörlerde en çok aranacak kişiler...

"2010’da yıldızı parlayacak meslekler" araştırmasına göre, bütün sektörlerde en çok aranacak kişiler, satış, pazarlama ve mali işlerde çalışan uzman ve yöneticiler olacak.

İnsan kaynakları sitesi "yenibiris.com"un, "2010’da yıldızı parlayacak meslekler" araştırmasına göre, bütün sektörlerde en çok aranacak kişiler, satış, pazarlama ve mali işlerde çalışan uzman ve yöneticiler olacak.

Araştırmaya göre, geçen yılın son çeyreğinde, ilan sayılarında ciddi oranda artış görülen sektörler, sağlık-tıp, mağazacılık, yapı-inşaat ve bilişim olurken, bu sektörlerde en fazla eleman aranan pozisyonlar da belirlendi.

SAĞLIKTA EN FAZLA HEMŞİRE
Sağlık-tıp sektöründe son yıllarda aranan pozisyonların bu yıl da geçerli olduğu ortaya çıktı. Bu sektöre en fazla hemşire, yoğun bakım hemşiresi, dahiliye uzmanı, radyoloji teknikeri, anestezi teknikeri, hasta danışmanı ve acil tıp teknikeri aranıyor.

GÖRSEL DÜZENLEME POZİSYONUNDA ARTIŞ
Yapı-inşaat sektöründe popüler pozisyonların, mimar, inşaat mühendisi, teknik ofis uzmanı, ihale uzmanı, şantiye şefi, saha mühendisi, işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı (mühendisi) olarak sıralandığı araştırmada, alışveriş merkezlerinin artmasıyla hızlı gelişme gösteren mağazacılık sektörünün ise kasiyer, satış danışmanı ve mağaza müdürüne ihtiyaç duyduğu belirtildi. Son zamanlarda görsel düzenleme pozisyonu ilanlarında da artış gözlendiği vurgulandı.

Bilişim sektörü ise bu yıl daha çok veritabanı yöneticisi, yazılım geliştirme uzmanı, sistem ve ağ uzmanı, java uygulamaları uzmanı, iş analisti, web master, ABAP uygulama geliştirme uzmanı ve flash animasyon uzmanı arıyor.

YABANCI DİL ÖNEMLİ
Bütün sektörlerde en çok aranan kişilerin, önceki yıllarda olduğu gibi 2010’da da satış, pazarlama ve mali işlerde çalışan uzman ve yöneticiler olması öngörülüyor. Mali işler-muhasebe alanında özellikle yabancı dil bilen uluslararası finans uzmanları da bu yıl ön planda olacak.

(ensonhaber)

Etiketler : sektör,parlak meslekler

Tarih:25/1/2010 | Kategori:EKONOMI | Yorumlar ( yok ) | Yorum yaz! | Kalıcı Bağlantı